16/4/2008 - COĞRAFİ BÖLGELERİMİZİN ENLERİ |
EGE BÖLGESİ
Türkiye'de;
· En fazla tütün üretimi, en fazla zeytin üretimi, en fazla üzüm üretimi.
· En fazla incir üretimi, en fazla haşhaş üretimi, en fazla kaliteli linyit üretimi, en fazla linyit ile çalışan termik santral.
· En fazla Delta Ovası, en gelişmiş ihracat limanı, en girintili çıkıntılı, kıyılar. En geniş, kıta sahanlığına sahip kıyılar.
· En uzun Deniz, kıyısına sahip il (Muğla) Ege bölgesindedir.
· Bölge içerisinde;
· En yüksek şehir Afyon'dur.
· En büyük şehri İzmir'dir.
· Ege bölgesinin Türkiye ekonomisine en önemli katkısı tarımdır.
· Tek SIĞLA ağacı yetiştirme alanı. (Dünya Çapında).
AKDENİZ BÖLGESİ
Türkiye'de;
· En fazla yer fıstığı üretimi,
· En fazla anason üretimi,
· Tek Muz yetişme alanıdır,
· En fazla seracılık,
· En fazla boksit çıkarımı,
· En fazla kükürt çıkarımı,
· En fazla intansif tarımın yapıldığı,
· En fazla karstik şekillerin görüldüğü, En geniş alüvyon ova Akdeniz Bölgesindedir.
· Bölge içerisinde;
· En az ve en seyre nüfuslu yerler, Taşeli ve Teke yarım adasındadır.
· En çok kıl keçisi Adana bölümünde yetişir.
· Antalya bölümünün ekonomiye en önemli katkısı Turizmdir.
· Adana bölümünün ekonomiye en önemli katkısı ise Tarımdır.
· En Büyük şehri Adana'dır.
İÇ ANADOLU BÖLGESİ
Türkiye’de;
· En fazla buğday üretimi, en fazla şeker pancarı üretimi,
· En fazla koyunun yetiştirildiği,
· En çok tiftik keçisinin yetiştirildiği
· En fazla kapalı havzanın bulunduğu, en çok sel rejimli akarsuların bulunduğu, en geniş nadas arazisinin bulunduğu,
· En fazla küçükbaş hayvancılığın yapıldığı,
· Tek lületaşı çıkarım alanı
Bölge içerisinde;
· En turistik yerleri Nevşehir, Ürgüp, Göreme'dir.
· En soğuk yeri yukarı Kızılırmak bölümüdür.
· En yoğun nüfuslu yerler yukarı Sakarya bölümüdür.
· Ülke ekonomisine en önemli katkısı tarımdır.
· En büyük şehri Ankara'dır.
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ
· En büyük yüzölçümü.
· En fazla engebelik,
· En fazla yükselti,
· En fazla dağınık alan,
· En fazla büyükbaş hayvancılık,
· En fazla yıllık sıcaklık farkı,
· En fazla kar yağışı,
· En fazla Don olayı,
· En fazla donlu gün sayısı
· En fazla ormanın üst yükselti sınırının olduğu, daimi kar sınırının yükseltisinin olduğu,
· En geniş Buzul,
· En büyük Göl,
· En seyrek Nüfus,
· En çok maden rezervi,
· En çok hidroelektrik enerjisinin üretimi,
· En hızlı akarsular,
· En uzun kış süresi,
· En kısa yaz süresi,
· En düşük sıcaklık,
· En yüksek dağ,
· En şiddetli Karasallık,
· En düşük toprak sıcaklığının olduğu.
· Ulaşım imkanlarının en az olduğu bölge Doğu Anadolu Bölgesidir.
Bölge içerisinde;
· En fazla yetiştirilen tarım ürünü buğday ve arpadır.
· Bölgenin ülke ekonomisine en önemli katkısı Hayvancılıktır.
· En önemli tarım alanları Iğdır ovası, Malatya ovası, Muş ovası, Elazığ ovası, Erzurum ovası ve Elbistan ovalarıdır.
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ
Türkiye'de;
· En küçük yüz ölçümü,
· En yüksek yaz sıcaklığı,
· En az orman oranı,
· En fazla petrol çıkarımı,
· En fazla fosfat çıkarımı,
· En fazla mercimek üretimi,
· En az engebelik,
· En fazla yaz kuraklığı,
· En fazla sulama sorunu,
· En fazla buharlaşma miktarı,
· En az bulutluluk oranı ve en sade yer şekillerine sahip olan Bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesidir.
Bölge içerisinde;
En fazla yağış kış mevsimindedir.
KARADENİZ BÖLGESİ
Türkiye'de;
· En fazla yağış,
· En yüksek orman alanı,
· En yoğun kır nüfusu,
· Tek çay üretim alanı,
· En çok keten, kenevir üretimi,
· En fazla orman ürünleri üretimi,
· En çok dışarıya göç,
· En fazla eğim oranı,
· En fazla heyelan ihtimali,
· En çok dağınık, en fazla falez kıyı oluşumu,
· En dar kıta sahanlığı, en uzun kuş uçuşu uzunluğa sahip kıyılar,
· En fazla akarsu ağı, en düzenli rejimli akarsular,
· En dar havzaya sahip akarsular, en yüksek nem oranı,
· En fazla toprak yıkanması,
· En az yıllık sıcaklık farkı,
· En düzenli yağış rejimi,
· En fazla dalga aşındırması,
· En az yaz kuraklığının hissedilmesi,
· En az denizellik,
· Orman alt sınırının en düşük olduğu, en fazla bulutluluk oranı,
· En az buharlaşma oranı, en fazla nemlilik Karadeniz Bölgesi'ndedir.
Bölge içerisinde;
· Ortadoğu ve Doğu Karadeniz'in Türkiye ekonomisine en önemli katkısı tarımdır.
· Batı Karadeniz'in en önemli katkısı endüstri alanıdır.
· Tek tabi limanı Sinop'tur,
· En fazla yağış alan yeri Rize'dir.
· En büyük şehri Samsun'dur,
· En fazla endüstri Zonguldak'ta gelişmiştir,
· Kıyıda en az yağış Samsun'dadır.
· İklim yönünden kıyı ile iç kesimler arasındaki en az fark orta Karadeniz'dedir.
MARMARA BÖLGESİ
Türkiye'de;
· En fazla toplam nüfus,
· En fazla nüfus yoğunluğu,
· En fazla şehirleşme oranı,
· En fazla okur-yazar oranı,
· En fazla sağlık hizmetleri,
· En fazla enerji tüketimi,
· En fazla sanayi işçisi,
· En fazla ekili dikili arazi,
· En fazla ayçiçeği üretimi,
· En fazla ipek böcekçiliği,
· En fazla kümes hayvancılığı,
· En fazla nüfusa sahip şehir,
· En fazla pirinç üretimi,
· En az ortalama yükselti,
· En az izdüşüm alanı,
· En çok bor mineralleri çıkarılan yer,
· En çeşitli iklim,
· En az kır nüfusu,
· En az izohips sayısı,
· En çeşitli tarım ürünü Marmara bölgesindedir.
Bölge içerisinde;
· Türkiye ekonomisine en büyük katkısı, endüstri alanıdır.
· En soğuk, en az yağışlı ve bitki örtüsü en cılız bölüm Ergene bölümüdür.
· En geniş tarım alanları Güney Marmara bölümündedir.
· En gelişmemiş civarları ise Çanakkale ve Istıranca civarlarıdır.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |

7/2/2008 - COĞRAFİ BÖLGELERİMİZ- İÇ ANADOLU BÖLGESİ |

KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:
Doğu Anadolu’dan sonra 2. büyük bölgemizdir. Anadolu Yarımadasının ortasında yer alır. G.Doğu Anadolu Bölgesi hariç her bölgeyle komşudur. Alanı 163.057 Km2 dir. Ülkemizin % 20’sini kaplar.
Nüfusu 2000 sayımına göre 11.6 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 71 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 71 kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Konya Bölümü
2.Yukarı Sakarya Bölümü
3.Orta Kızılırmak Bölümü
4.Yukarı Kızılırmak Bölümü
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Dağları: Yer şekilleri sadedir. Engebeli arazi fazla olmadığı için arazi ulaşıma uygundur. Ortalama Yükselti 800-1000 metredir. Bölgenin en yüksek yeri doğu bölümüdür. Kıvrım dağları da bu bölümde yer alır. Akdağlar, Hınzır Dağları, Tecer Dağları, Yıldız Dağları bu kıvrım dağlarıdır. Bölgenin güneyinde volkanik dağlar vardır.Bunlar Erciyes Dağı (3917 m en yüksek yeri), Melendiz, Hasandağı, Karacadağ, Karadağ’dır.
Platoları: Haymana, Cihanbeyli, Obruk, Bozok (Kızılırmak), Yazılıkaya, (Bayat), Uzunyayla platoları vardır.
Ovaları: Konya Ovası (Türkiye’nin en büyük ovası), Ereğli, Aksaray, Sakarya, Eskişehir, Ankara, Kayseri ve Develi Ovaları
Akarsuları: Kızılırmak, Sakarya, Porsuk Çayı, Delice Irmağı.
Gölleri: Bölgenin güneyinde kapalı havzalar vardır. Tuz Gölü (2.Büyük Gölümüz), Akşehir, Eber, Ilgın (Çavuşçu), Tuzla, Seyfe, Mogan, Sultan Sazlığı vardır. Sakarya Nehri üzerinde Sarıyar ve Gökçekaya; Kızılırmak Nehri üzerinde de Hirfanlı ve Kesikköprü baraj gölleri vardır.
İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Bölge dağlarla çevrili olduğu için yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Don olayları çok görülür. En az yağış alan bölgedir. Ortalama yağış 400 mm’dir. Bunun en önemli sebebi bölgenin dağlarla çevrili olmasıdır. Doğal bitki örtüsü bozkırdır. Bölgede özellikle doğudaki dağlık alanlarda ormanlara da rastlanır. Orman bakımından % 9 ile 5. sıradadır. Akarsu boylarında kavakçılıkta yapılır.
TARIMI NE HAYVANCILIK:
Bölgenin ekonomisi tarıma dayanır. Ekili-dikili alanlar bakımından Marmara Bölgesinden sonra 2. sırada yer alır (% 27). Çalışan nüfusun büyük bölümü tarımda çalışır. Fakat tarımın en önemli sorunu sulama ihtiyacıdır. Bölgede en çok üretilen ürün buğdaydır. Diğer ürünler şekerpancarı ( şeker fabrikaları bölgede fazladır.), Üzüm, Mercimek, Yulaf, Çavdar, Ayçiçeği, Haşhaş, çeşitli meyveler ve sebzelerdir.
Bölgede küçükbaş hayvancılık yaygın olarak yapılır. Ankara çevresinde tiftik keçisi, Sivas ve Konya çevresinde koyun çok yetiştirilir.
YER ALTI ZENGİNLİKLERİ:
Krom: Eskişehir-Mihalıççık, Kayseri ve Sivas. Kayatuzu: Kırşehir, Çankırı, Nevşehir, Yozgat. Linyit: Sivas-Kangal. (Burada bir de termik santralde bulunmaktadır.)Demir: Kayseri-Develi, Sivas-Kangal, Ankara-Haymana. Toryum: Eskişehir-Sivrihisar. Çinko: Konya-Bozkır, Niğde-Bor (Türkiye’de 2. sırada). Lületaşı: Eskişehir (Türkiye’de ve Dünya’da 1.). Volfram: Kırıkkale-Keskin, Niğde (Türkiye’de 2. sırada).
ENDÜSTRİSİ:
Sanayi Yukarı Sakarya Bölümünde gelişmiştir.
Eskişehir: Lokomotif, besin, motor, çimento, inşaat, malzemeleri, şeker, et deri sanayisi vardır.
Ankara: Dokuma, besin, tarım araçları, çimento, alkollü içki, mobilya, selüloz, kağıt, karton, deri ve et sanayisi vardır.
Konya: Tarım araçları, besin, motor, çimento, süt ürünleri, inşaat malzemeleri, selüloz, kağıt ve şeker s.
Kayseri: Halıcılık, meyve suyu, pamuklu dokuma, pastırma ve sucuk sanayisi.
Kırıkkale: Silah sanayi, Orta Anadolu Rafinerisi.
Sivas: Besin, Yem, Çimento, demir-çelik, et entegre, demiryolları bakım ve onarım tesisleri vardır.
NÜFUSU VE YERLEŞMESİ:
Nüfusu 2000 sayımına göre 11.6 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 71 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi). Nüfus artış hızı %o 16’dır (Türkiye ortalaması %o 18.34).
Nüfusun % 69’u kentte yaşar (Türkiye ortalaması % 65). Yukarı Sakarya Bölümü en yoğun nüfuslu alandır. Nüfus genellikle bölgenin çevresindeki dağ eteklerindeki ovalara yoğunlaşmıştır. Ülkemizin başkenti ve 2.büyük kenti Ankara bölgede yer almaktadır.
TÜRKİYE EKONOMİSİNE KATKISI:
Ekonomisinde tarım hakim faaliyettir. Bölge yurdumuzun tahıl ambarıdır. Yurdumuzda Buğday (%35), Arpa (%45), Şekerpancarı (%40), Baklagiller (%30), Meyvecilik (%20) oranında yapılır. Bölgede Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri, Kırıkkale ve Sivas gibi sanayi kentleri vardır. Türkiye Endüstri üretiminin % 15’i bu bölgemizden sağlanmaktadır. Bölgenin turizm gelirleri de fazladır.
TARİHİ ÖNEMİ:
Sivas Kongresi Sivas kentinde yapılmıştır. Ankara’da da ilk TBMM açılmıştır. Bu tarihten sonra Milli Mücadelenin merkezi olmuştur.
BÖLGENİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
Ø En fazla nadasa bırakılan bölgedir.
Ø En büyük kapalı havzamız buradadır (Tuz Gölü)
Ø En tuzlu gölümüz %o ile Tuz Gölüdür.
Ø Lületaşının tek çıkarıldığı yer Eskişehir’dir.
Ø Karstik şekillere en çok rastlanan 2.bölgemizdir. (Sivas, Çankırı)
Ø İklimden dolayı kerpiç en çok kullanılan yapı malzemesidir.
Ø Ulaşımı yeryüzü şekilleri sayesinde çok uygundur.
Ø En az yağış alan bölgemizdir
Ø Ortalama yükseltisi 1000 metredir. En yüksek yeri Erciyes Dağıdır.
Ø Küçükbaş hayvan sayısı en fazla olan bölgedir.
Ø Nüfus bakımından 2. olmasına rağmen alanı büyük olduğu için yoğunluk azdır.
Ø Tek uçak fabrikamız Eskişehir’dedir.
Ø Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır.
Ø İklimi sert ve karasaldır.
Ø Kentleşme oranı düşük, kırsal yerleşme topludur.
Ø Yaz kuraklığının erken başlaması sebze üretimini olumsuz yönde etkiler.
Ø Bölgede endüstri bitkilerinden şekerpancarı, tahıllardan buğday çok yetiştirilir.
Ø En uzun akarsuyumuz Kızılırmak nehrinin büyük kısmı bölgededir.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |

7/2/2008 - COĞRAFİ BÖLGELERİMİZ- DOĞU ANADOLU BÖLGESİ |

KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:
Ülkemizin doğusunda yer alan bölge kabaca üçgene benzer. Marmara ve Ege Bölgeleri hariç her bölge ile komşudur. Suriye hariç bütün doğu komşularımızla sınırı vardır.
Alanı 165.436 Km2’dir. Bu gerçek alanı ile ülkemizin %21’ini kaplar ve en büyük bölgemizdir.
Nüfusu 2000 sayımına göre 6.1 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 37 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının çok altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Yukarı Fırat Bölümü
2.Yukarı Murat Van Bölümü
3.Erzurum-Kars Bölümü
4.Hakkari Bölümü
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Dağları: En yüksek bölgemizdir. Ortalama yükseltisi 2000-2200 metredir. Bölgede dağlar üç sıra halinde uzanır.
Kuzeyde: Çimen, Kop, Esence, Karasu, Allahuekber Dağları
Ortada: Mercan (Munzur), Karasu-Aras Dağları
Güneyde: Güneydoğu Toroslar ve Buzul (Cilo) Dağları bulunmaktadır.
Van Gölünün kuzeyinde volkanik dağlar vardır. Bunlar Ağrı, Tendürek, Aladağ, Süphan, Nemrut Dağlarıdır.
Düzlükleri: Kıvrım dağları arasında çöküntü ovaları vardır. Bu ovalar: Elbistan, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Van, Başkale, Hakkari, Yüksekova güneydekilerdir. Kuzeyde ise Erzincan, Tercan, Aşkale, Erzurum, Pasinler, Horasan, Kağızman ve Iğdır vardır. Tunceli ve Erzurum-Kars Platoları da diğer düzlüklerdir.
Akarsuları: Karasu ve Murat birleşerek Fırat Nehrini oluşturur. Bu nehir Dicle Nehri ve onunla birleşen Büyük Zap Kolu ile yabancı topraklara giderek Basra Körfezinden denize dökülmektedir. Aras ve Kura nehirleri de yine başka topraklara giderek Hazar Denizine dökülmektedir. Bu akarsuların yüzey şekilleri ve engebe nedeniyle hidroelektrik enerji üretme güçleri fazladır.
Gölleri: Van Gölü ülkemizin en büyük gölüdür ve suyu sodalıdır. Bölgenin diğer gölleri şunlardır: Erçek, Nazik, Çıldır, Hazar ( Tektonik Göllerdir), Balık, Haçlı, Nemrut (Krater Gölleri), ve Akgöl.
Ayrıca bölgede Keban ve Karakaya Baraj Gölleri de bulunmaktadır.
Değerlendirme: Bölgeye Yurdumuzun çatısı diyebiliriz. Bölgeyi kaplayan yüksek dağlar bölgenin her özelliğini yakından etkilemektedir. Dağlar doğudan batıya uzandığı için kuzey-güney doğrultusunda ulaşım zordur. Tarım alanları azdır iklimi çok serttir. Tarım ürünleri çeşitli değildir. Sanayi ve ticareti de gelişmemiştir.
İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Bölgenin iklimine yükselti ve karasallık hakimdir. Sert karasal iklim yaşanır. Kışları uzun, soğuk ve kar yağışlıdır. Don olayı çok görülür. Yazları sıcak, kurak ve kısadır. En fazla yağış ilkbaharda görülür. Erzurum-Kars Bölümünde ise yazın görülür.Günlük ve yıllık sıcaklık farkları fazladır. Yıllık yağış miktarı 500-600 mm dir. Buharlaşma az olduğu için bu yeterlidir. Yıllık sıcaklık 5-6 derecedir ve en soğuk bölgedir. Bölgeye kuzey rüzgarları (Poyraz) hakimdir. Bölgenin doğal bitki örtüsü bozkır (Step)’tir. Dağ yamaçlarında bozulmuş orman ve dağların yükseklerinde dağ çayırlarına rastlanır.
TARIM VE HAYVANCILIK:
Yükselti ve engebeli yer şekilleri nedeniyle tarım alanları azdır. Tarım en çok güneydeki çöküntü ovalarında yapılır. Bölgede en çok arpa ve buğday yetiştirilir. Bitlis, Malatya, Elazığ’da Şekerpancarı; Iğdır’da Pamuk; Malatya’da Kayısı (1.); yetiştirilir. Patates ve lahana diğer ürünlerdir. Sıcaklık çok düşük olduğu için sebze üretimine en az elverişli bölgemizdir.
Kars ve Bitlis’te arıcılık yapılır. Türkiye bal üretiminin % 20’si buradan sağlanır.
Bölgede tarım alanları az otlak ve meralar fazla olduğu için hayvancılık en önemli faaliyettir. Yüksek yerlerde büyükbaş, çöküntü ovalarda küçükbaş hayvancılık yaygındır. Bölge halkının % 80’i tarım ve hayvancılıkla uğraşır.
YER ALTI ZENGİNLİKLERİ:
Demir: Sivas-Divriği, Malatya-Hekimhan ve Hasançelebi (1.) ; Krom: Diyarbakır-Ergani, Elazığ-Guleman-Alacakaya (1.); Bakır: Elazığ-Maden; Malatya-Pötürge (2.); Kalay: Elazığ ve çevresinde; Kurşun-Çinko: Elazığ-Keban, Malatya-Darende; Oltu Taşı: Erzurum-Oltu (1.); Linyit: K.Maraş-Afşin-Elbistan; Erzurum-Aşkale; Barit: Muş, K.Maraş-Elbistan; Amyant (Asbest): Erzincan-İliç; Kayatuzu: Kars-Kağızman, Erzurum,Ağrı,Iğdır;
ENDÜSTRİSİ:
Fazla gelişmemiştir. Olanlarda tarıma dayanır. Bir çok ilde et kombinaları vardır. Et üretimimizin % 25’i bu bölgeden sağlanır.Malatya ve Bitlis’te sigara, Elazığ’da gübre, Erzurum ve Malatya’da deri sanayisi bulunmaktadır. Bir çok ilde şeker ve çimento fabrikası da bulunmaktadır. Malatya ve Erzincan’da dokuma ve iplik fabrikası vardır. Keban’da simli kurşun işletmeleri, Divriği’nde Demir-Çelik Fabrikası, Elazığ’da Ferro-Krom Fabrikası vardır.
Kahramanmaraş’ta Afşin, Elbistan ve Sivas Kangal’da termik santral bulunmaktadır.
NÜFUS VE YERLEŞME:
Nüfusu 2000 sayımına göre 6.1 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 37 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının çok altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi) Yoğunluk bakımında en az bölgedir.
Yani nüfusu en seyrek bölgemizdir. Nüfus çöküntü ovalarında toplanmıştır. Toplu yerleşme görülür.Nüfusun % 48’i kırsal kesimde yaşar ve tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Nüfus artış hızı %o 14 ile Karadeniz’den sonra en az bölgedir (Türkiye ortalaması %o 18.34). Sanayisi çok az olduğu için Karadeniz Bölgesinden sonra en çok göç veren bölgemizdir. Malatya, Erzurum ve Elazığ en kalabalık illeridir.
TÜRKİYE EKONOMİSİNE KATKISI:
Bölgenin sanayisi ve tarımı geridir. Ekonomimize katkısı daha çok hayvancılık alanındadır. Hayvan ürünlerinin ekonomimize katkısı % 25’tir.
TARİHİ ÖNEMİ:
Erzurum Kongresi bu bölgede yapılmıştır.
BÖLGENİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
Ø En büyük bölgemizdir. Ülkemizin % 21’ini kaplar.
Ø Nüfus yönünden 6., yoğunluk yönünden 7. sıradadır.
Ø Orman bakımından % 7 ile 6. sıradadır.
Ø Ekili-Dikili arazi bakımından % 10 ile sonuncudur.
Ø En fazla enleme sahip bölgedir.
Ø Sanayisi en geri bölgedir.
Ø Ekonomisi ve ülke ekonomisine katkısı hayvancılık alanındadır.
Ø Kayısı üretiminde Malatya 1. sıradadır.
Ø En zengin yer altı kaynakları Yukarı Fırat Bölümünde yer almaktadır.
Ø ‘2000-2200 metre ile en yüksek bölgedir.
Ø Göl yönünden zengindir hatta en büyük göle sahiptir (Van Gölü)
Ø En çok göç veren 2. bölgedir.
Ø Tarım ürünlerinin en geç olgunlaştığı bölgedir.
Ø En soğuk ve kışları en uzun bölgedir.
Ø Hidroelektrik üretiminde 1. tüketiminde 7. sıradadır.
Ø Günlük ve yıllık sıcaklık farkının en fazla olduğu bölgedir.
Ø Turizm gelirleri en az ve ulaşımı en kötü bölgedir.
Alıntıdır |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |

7/2/2008 - COĞRAFİ BÖLGELERİMİZ-GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ |

KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:
Ülkemizin güney doğusunda yer alan bölge nüfus ve yüzölçümü en küçük bölgemizdir. Akdeniz, Doğu Anadolu Bölgeleriyle, Suriye ve Irak Devletleriyle komşudur.
Gerçek Yüzölçümü 59.176 km2’dir. Alan bakımından ülkemizin % 7,5’ini kaplar en küçük bölgemizdir.
Nüfusu 2000 sayımına göre 6.6 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 112 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının üstündedir (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Dicle Bölümü 2.Orta Fırat Bölümü
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Dağları ve Düzlükleri: Bölgenin yüzey şekilleri sadedir. Genellikle platolarla ve ovalarla kaplıdır. Yer şekilleri tarıma elverişlidir. Batıdan doğuya gidildikçe yükseklik artar. İki bölümün ortasında Karacadağ Sönmüş Volkan dağı bulunur. Bu bölgenin tek ve en yüksek dağıdır. Dicle Bölümünde Gaziantep ve Şanlıurfa Platoları vardır. Orta Fırat Bölümünde Diyarbakır Havzası ve Mardin Eşliği (Yüksek bir düzlüktür.) vardır.
Akarsuları Ve Gölleri: Fırat ve kolları Göksu ve Nizip, Dicle ve kolları Botan, Garzan ve Batman kolları başlıca akarsularıdır.
Bölgede doğal göl yoktur. Akarsularının hidroelektrik gücü fazladır. Bu nedenle bir çok baraj gölü vardır. Fırat Nehri’nin üzerinde Atatürk, Karakaya, Hancağız Baraj Gölleri, Dicle nehri üzerinde Kıralkızı, Ilısu, Cizre Baraj Gölleri.
İLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Bölgenin batısında Akdeniz ikliminin etkileri hissedilir. Yazları sıcak ve kurak geçer. Fakat kışları Akdeniz Bölgesine göre daha serindir. Bu bölümde don ve karada rastlanır. Yağışların çoğu kışın düşer. Yıllık yağış 500-600 mm’dir. Yağışın az olmamasına rağmen sıcaklık ve güneyden esen çöl rüzgarları yüzünden buharlaşma meydana gelir ve bu da kuraklığa sebep olur. Ülkemizin en yüksek sıcaklıkları bu bölgede ölçülür. Tarımda sulama ihtiyacı çok olur. Bölgenin doğusuna gidildikçe deniz etkilerinden uzaklaşılır ve yükseklik artar, sıcaklıklar düşer. Kar ve don olayları daha çok görülmeye başlar.
Bölgenin alçak kesimlerinde ve batısında bozkır görülür. Dağ yamaçları, yüksek yerler ve akarsu kenarlarında orman ve çalılık ağaçlara da rastlanır.
TARIM VE HAYVANCILIK:
Bölgenin ekonomisi tarıma dayanır. Ülke ekonomisine katkısı da bu alandadır. Tarıma elverişli tarım alanları ve düzlüklere sahip olmasına rağmen yaz kuraklığı ve sulama ihtiyacı nedeniyle tarım zorlaşır. GAP Projesinin yapılması ile birlikte artan sulama imkanları bölgenin tarımını artırmaya başlamıştır.
Bölgenin tarıma karasal iklim ürünlerine daha çok elverişlidir. En çok yetiştirilen ürünler şunlardır.
Mercimek: Türkiye üretiminde ilk sırada yer alır.
Buğday, Keten, Pamuk, Çeltik (Pirinç), Nohut ve Susam yetiştirilen bazı ürünlerdir.
Gaziantep Platosunda Antepfıstığı, Zeytin ve Üzüm yaygıdır.
Siirt’te Antepfıstığı üretimi başlamıştır.
Akarsu kenarlarındaki sulanabilen ovalarda sebze ve meyvede (Başta Karpuz olmak üzere) yetiştirilmektedir.
Bölgede platolar ve bozkırlar çok görüldüğü için küçükbaş Hayvancılık (Koyun, Keçi) çok yapılır. Keçi daha çok yüksek alanlarda yaygındır. Bu sayede bölgede hayvansal ürünler ticareti de yapılmaktadır.
YER ALTI KAYNAKLARI:
Fosfat: Mardin-Mazıdağı, Doğalgaz: Mardin-Çamurlu
Petrol: Batman- Beşiri ve Batman, Siirt-Kurtalan-Baykan ve Barzan, Adıyaman-Kahta ve Diyarbakır.
Linyit: Adıyaman-Gölbaşı, Manganez: Kilis
NÜFUS VE YERLEŞME:
Nüfusu 2000 sayımına göre 6.6 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 112 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının üstündedir (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi). Yoğunluk bakımında en yoğun 2. bölgedir. Nüfus artış hızı %o 25’tir (Türkiye %o 18.34). Bölgede kentsel nüfus % 62’dir (Türkiye ortalaması %65). Bölgede toplu yerleşme ve kerpiç evler yaygındır. Nüfus batı kesiminde, dağ etekleri ve akarsu boylarında yoğunlaşmıştır.
TURİZM:
Adıyaman-Nemrut Dağı, Şanlıurfa- Balıklı Göl ve Tarihi Eserler.
TÜRK EKONOMİSİNE KATKISI:
Türkiye Petrolünün 1/7’si bu bölgeden sağlanır. Geri kalanı dış ülkelerden ithal edilir. Batman’da Petrol Rafinerisi vardır. GAP Projesinin bitirilmesi ile tarımdaki su ihtiyacı karşılanacak ve bölge ekonomisi daha zenginleşecektir. Bunun ülke ekonomisine büyük katkısı olacaktır.
BÖLGENİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
Ø Alan bakımından en küçük bölgedir.
Ø Nüfus bakımından sonuncu olmasına rağmen alanı küçük olduğu için yoğunluk fazladır.
Ø Orman bakımından % 1 ile son sırada yer alır.
Ø Ekili-Dikili alan bakımından % 20 ile 4. Sıradadır.
Ø Ekonomisi tarıma dayanır. Hayvancılık 2. Sırada yer alır.
Ø Antepfıstığı, mercimek ve karpuz üretiminde ilk sırada yer alır.
Ø Fosfat ve Petrol üretiminde ilk sıradadır.
Ø Buharlaşma ve yaz kuraklığının en fazla olduğu bölgedir.
Ø Hiç doğal gölü yoktur.
Ø En yüksek yeri Karacadağ Sönmüş Yanardağıdır.
Ø GAP Projesi bölgede halen sürmektedir.
Ø Türkiye’nin en büyük ve önemli baraj gölleri bölgede yer alır.
Alıntıdır |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |

7/2/2008 - COĞRAFİ BÖLGELERİMİZ-AKDENİZ BÖLGESİ |

KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:
KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:
Bölge yurdumuzun güneyinde, Akdeniz boyunca bir şerit halinde uzanır. Komşuları Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri, Suriye, Kıbrıs Adası ve Akdeniz ile komşudur. Gerçek Alanı 122.927 Km2’dir. Ülkemizin % 15’ini kaplar ve Alan bakımından 5.sırada yer alır.
Nüfusu 2000 sayımına göre 8.7 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 71 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi). Kentsel nüfus % 60’tır (Türkiye ortalaması %65). Nüfus artış hızı %o 22’dir (Türkiye ortalaması %o 18.3)
BÖLÜMLERİ:
1.Adana Bölümü
2.Antalya Bölümü
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Dağları: Bölge genel olarak Toros Dağları ve yüksek platolarla kaplıdır. Batı Toroslar, Bey Dağları, Çiçekbaba ve Barla Dağları, Sultan Dağı, Dedegöl ve Geyik Dağları, Orta Toroslar, Bolkar Dağları, Aladağlar, Tahtalı ve Binboğa Dağları, Nur Dağları. Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi dağların uzanış yönü ulaşıma elverişli olmadığı için ulaşım ancak geçitlerden sağlanır. Bu geçitler Çubuk, Gülen ve Gürbulay Geçitlerdir.
Platoları: Taşeli ve Teke Platoları
Ovaları: Çukurova, Amik, Antalya, Göller Yöresindeki Çöküntü Ovaları.
Akarsuları: Bölgedeki akarsular iklim sebebiyle düzensiz akışa sahiptir. Akarsuları kışın kabarır, yazın ise çok azalır. Asi, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Manavgat, Aksu ve Dalaman başlıca akarsularıdır. Manavgat ve Aslantaş Baraj Gölleri de bulunmaktadır.
Gölleri: Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Kovada, Acıgöl, Suğla, Söğüt, Salda, Elmalı ve Avlan başlıca gölleridir.
İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Bölgenin Akdeniz yamaçlarında Akdeniz İklimi ve Maki Bitki Topluluğu görülür. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.
Dağların kuzey yamaçlarında ve göller yöresindeyse iklim karasallaşır. Bitki örtüsü de bozkırdır. Bu alanlarda yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Yer yer ormanlara da rastlanır.
TARIM VE HAYVANCILIK:
Buğday: Bölgenin dağların kuzey yamaçlarındaki karasal iklimin görüldüğü alanlarda görülür.
Pirinç: Amik Ovasında ve Maraş çevresinde görülür.
Pamuk: Çukurova ve kıyı ovalarında. Türkiye’de 2. Sırada görülür.
Tütün: Burdur ve Göller Yöresinde yetiştirilir.
Turunçgiller: Akdeniz İkliminin görüldüğü kıyı kesiminde görülür.
Muz: Mersin ve Anamur çevresinde yetiştirilir. Türkiye’de 1 sıradadır.
Zeytin: Kıyı kesiminde yetiştirilir.
Göller Yöresinde: Ananas, Haşhaş, Gül ve Şekerpancarı yetiştirilir.
Seracılık: Akdeniz Bölgesi ilk sırada yer alır.
Sebzecilik: Mersin ve Antalya çevresinde turfanda sebze yetiştirilir.
Bölgenin hayvancılığı fazla gelişmemiştir. Genelde yaylacılık faaliyetiyle birlikte yapılır. Sığır, Koyun ve Kıl Keçisi yetiştirilir.
YER ALTI ZENGİNLİKLERİ:
Krom: Adana, Denizli ve Muğla’da (Türkiye’de 1.)
Barit: Antalya, İçel ve Konya’da (Türkiye’de 1.)
Boksit (Alüminyum): Antalya, Konya, Adana ve Hatay (Türkiye’de 1.)
Kükürt: Isparta-Keçiborlu
Demir: Adana ve İçel
Amyant: Hatay-İskenderun
Manganez: Adana, Muğla ve Burdur
Petrol: Adana
ENDÜSTRİ:
Adana Bölümünde: Dokuma, Tütün, Gıda, Kimya, Tarım Araçları, Çimento, Madeni Eşya, Tuğla, Ataş-Mersin’de Ataş Petrol Rafinerisi, ve Mersin Limanı bulunmaktadır.
Antalya Bölümünde: Ferro Krom, Yağ, Gülyağı, Çimento, Tuğla, Tarım Araçları, Halıcılık, faaliyeti yapılmaktadır.
TURİZM:
Burdur’da İnsuyu Mağarası, Alanya’da Damlataş Mağarası, Tarsus’ta Yedi Uyuyanlar Mağarası, Mersin’de Cennet ve Cehennem Obruğu, Plajları bulunmaktadır.
NÜFUS VE YERLEŞMESİ:
Nüfusu 2000 sayımına göre 8.7 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 71 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi). Kentsel nüfus % 60’tır (Türkiye ortalaması %65). Nüfus artış hızı %o 22’dir (Türkiye ortalaması %o 18.3)
Fakat tarım alanlarının ikliminde uygun olması nedeniyle verimli olması nüfusun bu alanlara toplanmasına neden olmuştur. Bunun yanında Toroslar ve Platolarda nüfus çok seyrektir. Bölge nüfusun %70’i Adana Bölümüne toplanmıştır.
BÖLGENİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
Ø Yüzölçümü bakımından % 15 ile 4. Sıradadır.
Ø Orman bakımından % 21 ile 2. Sıradadır. Ama Maki olduğu için ekonomik değeri yoktur
Ø iklimin etkisi ile orman yangınları çok görülür.
Ø Ekili-Dikili alanlar bakımından % 18 ile 5. Sıradadır.
Ø Dağların uzanış yönü nedeniyle Boyuna Kıyı Tipi görülür.
Ø Ekonomisi tarıma dayanır ve Sanayi 2. Sırada gelir.
Ø Sanayi bakımından Türkiye’de 3. Sırada gelir.
Ø Susam, yerfıstığı, turunçgiller, muz, gül ve soya fasülyesi üretiminde Türkiye’de ilk sırada gelir.
Ø İklimi nedeniyle tropikal bir bitki olan muz sadece bu bölgede yetiştirilir.
Ø Karstik Yer şekillerine en çok bu bölgede yetiştirilir.
Ø Kışları en ılık bölgemizdir.
Ø Üçüncü büyük Kapalı Havzamız olan Göller Yöresi Antalya Bölümünde yer alır.
Ø Çukurova en büyük delta ovamızdır ve Seyhan ve Ceyhan Nehirleri tarafından oluşturulmuştur.
Ø İklim sayesinde yılda birden fazla ürün alınabilmektedir.
Ø Sıcaklık ve buharlaşma nedeniyle en tuzlu denizimiz Akdeniz’dir.
Ø Kışları en kısa süren bölgemizdir.
Ø Sebze ve Meyvenin en erken olgunlaştığı bölgemizdir.
Ø Don olaylarının en az olduğu bölgemizdir.
Ø Mevsimlik işçi göçünün en fazla olduğu bölgemizdir.
Ø Göl bakımından en zengin bölgemizdir.
Ø Platolarında nüfus çok seyrektir.
Ø Toroslar ulaşımı olumsuz yönde etkiler.
Ø Yıl içinde gölge uzunluğunun en kısa olduğu
Ø Güneşlenme süresinin en fazla olduğu bölgedir.
Ø Derece ortalama sıcaklık ile en sıcak bölgemizdir.
Alıntıdır |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |

7/2/2008 - COĞRAFİ BÖLGELERİMİZ-EGE BÖLGESİ |

KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:
Ülkemizin batısında Ege Denizi kıyılarınca uzanan bölge, Marmara Bölgesi, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleriyle ve Ege Denizi ve Ege Adaları ile komşudur.
Gerçek alanı olan 93.139 Km2 ile Türkiye topraklarının %10.1’ini kaplar. Alan bakımından 5. Büyüklükteki bölgemizdir.
Nüfusu 2000 sayımına göre 8.9 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 96 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının biraz üstündedir. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Asıl Ege Bölümü 2.İç Batı Anadolu Bölümü
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Kıyıları:
Ege Denizinin yerinde eskiden Egeid karası vardı. Bunun çökmesi sonucunda bugünkü adalar meydana geldi. Bölge dağları kıyıya dik uzandığı için kıyı girintili-çıkıntılı Enine Kıyı Tipidir.
Kıyıda bir çok körfez, koy, yarmada ve buruna rastlanır. Edremit, Çandarlı, İzmir, Kuşadası, Güllük, Gökova başlıca körfezleridir.Reşadiye, Bozburun, Dilek VE İzmir başlıca yarımadalarıdır.
Ege kıyıları girintili-çıkıntılı olduğu için en uzun kıyımızdır. Muğla’da en uzun kıyıya sahip ilimizdir.
Dağları:
Asıl Ege Bölümü faylanma hareketlerine uğradığı için Kaz Dağı, Madra Dağı, Yunt Dağı, Bozdağlar, Aydın Dağları faylanma sonucu yüksekte kalmış horstlardır. Bölümün güneyinde uzanan Menteşe Dağlarının uzanış yönü kıyıya paraleldir.
İç Batı Anadolu’ya gidildikçe yükseklik artar. Bu bölümde, Alaçam, Eğrigöz, Murat ve Sandıklı Dağları vardır.
Ovaları:
İç Batı Anadolu Bölümünde Yazılıkaya Platosu, Tavas- Çivril- Banaz-Örencik ovaları vardır.
Asıl Ege Bölümünde horstlar arasında kalan grabenler birer alüvyon ovasıdır. Bunlar Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes ovalarıdır. Bunlar aynı adı taşıyan ve bol alüvyon taşıyan, akarsuları tarafından oluşturulmuştur. Akarsuların döküldükleri yerlerde de delta ovaları da oluşmuştur.
Akarsuları:
Bakırçay, Gediz,K. Menderes, B. Menderes başlıca akarsularıdır. İç Batı Anadolu’da Susurluk ve Sakarya Akarsularının bazı kolları da bulunmaktadır.
Gölleri:
Göl bakımından fakir olan bölgede iki doğal göl vardır. Bunlar Marmara ve Çamiçi (Bafa) Gölleridir. Adıgüzel, Kemer ve Demirköprü baraj gölleri de vardır.
İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Bölgenin asıl Ege Bölümünde graben ovaları sayesinde içlere kadar sokulan Akdeniz İklimi görülür. Bu alanlarda yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı bir iklim görülür. Bitki örtüsü makidir ve yer yer ormanlara da rastlanır.
İç Batı Anadolu bölümüne gidildikçe yüksekliğin artması ve denize olan uzaklığı sebebiyle iklim karasallaşır. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı Karasal İklim görülür. Bitki örtüsü de Bozkırdır.
TARIMI VE HAYVANCILIĞI:
Bölgenin yurt ekonomisine katkısı daha çok tarım alanındadır. Bölümler arasında iklim ve yeryüzü şekillerinin farklı olmasına bağlı olarak yetiştirilen ürünler arasında da farklılık ve çeşit vardır.
Tütün: Kıyı ovalarında yetiştirilir. Ülke üretiminin %65’ini yetiştiriri. 1.Sıradadır.
Pamuk: Asıl Ege Bölümündeki alüvyal ovalarda ve özellikle güneye yakın bölgelerde yetiştirilir. Ülke üretiminin %40’ını sağlar. 1. Sıradadır.
Zeytin: Kıyı kesiminde, özellikle Edremit Körfezi çevresinde yetiştirilir. 1.Sıradadır.
İncir: En çok B. Menderes vadisinde yetiştirilir. 1. Sıradadır.
Turunçgiller: En çok Akdeniz İkliminin görüldüğü kıyı bölümünde yetiştirilir.
Üzüm: En çok Gediz Vadisinde yetiştirilir. Ülke üretiminin %35’ini sağlarken 1. Sırada yer alır.
Pamuk: Asıl Ege Bölümünün alüvyal ovalarında özellikle güney alanlarda yetiştirilir.
Haşhaş: İç Batı Anadolu’da Afyon ve Kütahya çevresinde kontrollü olarak yetiştirilir.
Şekerpancarı: İç Batı Anadolu Bölümünde yetiştirilir.
Tahıllar: İç Batı Anadolu Bölümünde yetiştirilir.
YER ALTI KAYNAKLARI:
Krom: Muğla, Denizli, Kütahya.
Demir: Balıkesir ve Kütahya. 1.Sıradadır.
Linyit: Kütahya, Manisa, Muğla ve Denizli. 1.Sıradadır.
Civa: Uşak ve İzmir. 1.Sıradadır.
Bor: Kütahya ve Eskişehir.
Manganez: Uşak, Afyon ve Denizli.
Mermer: Afyon ve Denizli.
Titanyum: İzmir ve Manisa. 1.Sıradadır.
Muğla, Aydın ve İzmir.
Uranyum: Manisa, Aydın ve Uşak.
Tuz: İzmir-Çamaltı. 1.Sıradadır.
SANAYİSİ:
Sanayi bakımından Marmara Bölgesinden sonra 2. sırada gelir. Bölümler arasında gelişmişlik ve sanayi oranı bakımından büyük farklılık vardır. Asıl Ege Bölümü sanayi bakımından daha gelişmiştir. Zaten bölgenin en büyük ve gelişmiş kenti İzmir’de bu bölümde yer alır. İzmir sanayisi, fuarı, ve ihracat limanı ile önemli bir kentimizdir. İzmir’de Aliağa Petrol Rafinerisi de bulunmaktadır.
Bölgede dokuma, şeker, çimento, termik ve hidroelektrik santraller vardır.
Yatağan-Muğla, Tunçbilek-Kütahya, Soma-Manisa’da termik santraller vardır. Tek Jeotermal Santralimiz Denizli-Sarayköy’de bulunmaktadır. Demirköprü, Adıgüzel ve Kemer Hidroelektrik Santralleri de vardır.
NÜFUS VE YERLEŞME:
2000 Sayımına göre bölgenin nüfusu 8.9 milyondur.Nüfus yoğunluğu Km2’ye 96 kişidir. Bu Türkiye ortalamasına biraz üstündedir.En yoğun nüfuslu 3. bölgemizdir. Kentsel nüfus daha fazladır % 61. Türkiye ortalamasına yakındır (Türkiye %65). Nüfus kıyılarda, alüvyal ovalarda yoğunlaşmıştır. İç kesimlere gidildikçe nüfus yoğunluğu azalır. Buralarda da nüfus maden işletmelerinin çevresine ve ovalara toplanmıştır. Kıyıda Menteşe Yöresi de dağlık alan olması nedeniyle az nüfuslanmıştır. Nüfus artış hızı %o 16’dır (Türkiye %o 18.3)
TURİZM:
Bölge Marmara’dan sonra turizm geliri en fazla 2. Bölgedir. Akdeniz İkliminin görüldüğü kıyılar deniz turizmi açısından zengindir. Bölgede İlkçağ uygarlıklarından ve Türk Devletlerinden kalan tarihi eserlerde turistlerin ilgisini çeken yerlerdir. Pamukkale-Denizli Travertenleri de güzel yerlerden biridir.
TARİHİ ÖNEMİ:
Bölge Kurtuluş Savaşının en önemli savaşlarına sahne olmuştur. Kütahya ve Afyon bu savaşların en önemlilerinin geçtiği illerimizdir.
BÖLGE HAKKINDA NOTLAR:
Ø Yüzölçümü bakımından 5.sıradadır.
Ø Orman bakımından %16’ile 4.sıradadır.
Ø Ekili-dikili alan bakımından %24 ile 3. Sıradadır.
Ø Kıyı uzunluğu bakımından 1. Sıradadır.
Ø Ekonomisi tarıma dayanır.
Ø Sanayi bakımından Marmara’dan sonra 2.sıradadır.
Ø Zeytin, üzüm, incir, haşhaş ve tütün üretiminde 1.sıradadır.
Ø Linyitin en çok çıkarıldığı bölgedir. Termik Santralde çok vardır.
Ø En fazla tuz üretilen bölgedir (İzmir-Çamaltı Tuzlası)
Ø İlk demiryolu İzmir-Aydın arsında kurulmuştur.
Ø Asıl Ege Bölümünde horst ve grabenler vardır.
Ø En önemli ihracat limanımız Doğal bir liman olan İzmir Limanıdır.
Ø En önemli uluslar arası fuarımız İzmir’de kurulur.
Ø Göl yönünden en fakir bölgelerdendir.
Ø Turizm gelirleri bakımından Marmara’dan sonra 2. Sıradadır.
Ø Dağların uzanış yönü sayesinde kıyıdaki Akdeniz İklimi iç kesimler kadar sokulabilir.
Ø Termik Santrallerden elektrik üretimi açısından ilk sırada yer alır.
Ø Enine Kıyı Tipi görülür.
Ø En uzun kıyıya sahip ilimiz Muğla’dır.
Ø Denizli-Pamukkale Travertenleri vardır.
Ø Çiniciliğin ve halıcılığın merkezi konumundadır. Kütahya çinicilikte ilk sırada yer alır.
Ø Akarsular bol alüvyon taşıyarak menderesler çizerek akarlar. Delta ovaları oluştururlar.
Ø Sünger avcılığı Bodrum kıyılarında yapılır.
Ø Seracılıkta Akdeniz’den sonra 2. Sıradadır.
Ø Tek Jeotermal Santralimiz Denizli-Sarayköy’dedir.
Ø İlleri:İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Kütahya, Afyon, Uşak
Alıntıdır |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |

4/2/2008 - COĞRAFİ BÖLGELERİMİZ-MARMARA BÖLGESİ |
MARMARA BÖLGESİ

KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:
Ülkemizin kuzey-batısında yer alır. Bulgaristan, Yunanistan, Karadeniz, Marmara ve Ege Denizleri, Karadeniz, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri ile komşudur.
ALANI VE NÜFUSU:
Gerçek alanı 67.306 Km2. Ülke yüzölçümünün %8.5’ini kaplar. 6.Büyüklükteki bölgemizdir.
Nüfusu 2000 sayımına göre 17.3 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 258 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Yıldız Dağları (Istranca) Bölümü
2.Ergene Bölümü
3.Çatalca-Kocaeli Bölümü
4.Güney Marmara Bölümü
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Kıyıları:
Karadeniz ne Kuzey Marmara kıyıları fazla girintili-çıkıntılı değildir. Falez (Yalıyar) çok vardır. Fakat Güney Marmara kıyıları girintili-çıkıntılıdır.
İzmit, Gemlik, Erdek ve Saros körfezleri vardır.Gelibolu, Biga, Kapıdağ, Armutlu, Çatalca-Kocaeli başlıca yarımadalarıdır.Gökçeada, Bozcaada, Marmara Adaları, İmralı, İstanbul Adaları ise başlıca adalarıdır.İstanbul ve Çanakkale Boğazları Ria Tipi kıyılardır.Kapıdağ Yarımadası bir kıyı biriktirme şekli olan Tombolo’dur.
Dağları:
Ortalama yükseltisi en az bölgedir. En yüksek dağı Uludağ’dır (2543 m).Yıldız Dağları, Koru Dağlar, Işıklar Dağları, Biga Dağları, Samanlı Dağları diğer dağlarıdır.Yerşekilleri sade olduğu için ulaşımı da kolaydır.
Akarsuları:
Sakarya’nın aşağı kesimi, Susurluk, Meriç ve onun kolu Ergene. Bu akarsular baraj yapımı için uygun değildir. Ağızlarında delta oluşturamazlar. Çünkü akıntı ve yatak eğimi fazladır.
Ovaları:
Kastamonu, Bolu ve Düzce Ovaları. Bafra ve Çarşamba Delta Ovaları
Gölleri:
İznik, Manyas, Sapanca ve Ulubatlı Tektonik göldür.
Terkos, Küçük ve Büyük Çekmece Gölleri Kıyı Seti gölüdür.
Ömerli Baraj gölü de bulunmaktadır.
İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Marmara Bölgesi konumu sebebiyle iklim ve bitki çeşitliliğine sahiptir. Karadeniz kıyılarında Karadeniz İklimi ve Ormanlar görülür.
Istrancaların güneyinde Karasal İklim ve bozkır görülür.
Güney Marmara’da bozulmuş Akdeniz İklimi ve Maki görülür. Burada yazlar sıcak ve kurak kışlar ılık ve yağışlıdır.
TARIM VE HAYVANCILIK:
Yüzölçümüne göre ekili-dikili alanı en fazla bölgemizdir. Sebebi engebenin az, düzlüklerin fazla olmasıdır. Makineli tarım yaygındır. İklim çeşitliliği yetiştirilen ürünleri de çeşitli kılmaktadır. Ulaşımın kolay olması, sulamanın yaygın olması ve tüketici nüfusun fazla olması nedeniyle tarım gelişmiştir. Fakat kalabalık nüfusa yetmediği için başka bölgelerden de gelmektedir.
Tütün: A.Pazarı (Türkiye’de %8 ile 3.), Ayçiçeği: Ergene Havzası (Türkiye’de 1.)
Zeytin: Güney Kıyılarında (Türkiye’de %27 ile 2.), Pamuk: Balıkesir (Yağışın azalması sayesinde.)
Şekerpancarı: Trakya-Alpullu, Adapazarı ve Susurlukta sulanabilen alanlarda.
Buğday: İç kesimlerde (Türkiye’nin %13’ü), Pirinç: Ergene ve Meriç havzalarında (Türkiye’de 1.)
Mısır: Doğu Marmara ve Trakya’da. (Türkiye’de 2.)
Hayvancılık genellikle besicilik ve ahır hayvancılığı şeklindedir. Bunun sebepleri tarım arazisinin fazlalığı, tüketici nüfusun fazla olması, pazarlama sorununun olmaması ve yer şekilleri ve iklim şartlarının buna uygun olmasıdır. İstanbul ve çevresinde kümes hayvancılığı, Bursa ve çevresinde ipekböcekçiliği yapılmaktadır.
YERALTI ZENGİNLİKLERİ:
Bor: Susurluk, Bigadiç- Balıkesir (Türkiye’de 1.), Volfram (Tungsten):Uludağ-Bursa, Demirköy-Kırklareli (Türkiye’de 1.), Mermer: Güney Marmara, Linyit: Bölgenin genelinde, Barit: Lapseki-Çanakkale, Doğalgaz: Kırklareli, Demir: Kocaeli ve Sakarya, Manyezit-Magnezyum: Bilecik, Krom: Bursa, Kurşun-Çinko: Balıkesir ve Çanakkale, Seramik Kili: İstanbul ve Çanakkale
ENDÜSTRİ:
Bölge ekonomisi gelişmiştir. Milli gelirimizin %20’si bu bölgeden karşılanır. Sanayi işçilerimizin yarısı burada çalışır ve sanayi ürünlerinin 1/3’ü bu bölgeden karşılanır. Ulaşımını kolay olması, hammadde teminin kolay olması, Hinterlandının geniş olması, işgücünün fazla olması, tüketici nüfusunun fazla olması ve pazarlama kolaylığı gibi sebeplerle sanayisi gelişmiştir. Enerji üretimi en az olan bölge olmasına rağmen enerji tüketiminde ilk sıradadır. Türkiye’nin en büyük sanayi kuşağı olan İstanbul-Kocaeli-Adapazarı bu bölgede yer alır. Bursa başka bir sanayi ilidir. İstanbul en işlek ve gelişmiş limanımız olarak en büyük ithalat limanımızdır.
İzmit’te İpraş Petrol Rafinerimiz bulunmaktadır. Ambarlı-İstanbul’da Doğalgaz ve Fuel Oil, Bursa ve Hamitabat’ta Doğalgaz, Kırklareli ve Orhaneli’nde termik santraller vardır.
Bursa’da dokumacılık, otomotiv ve konserve sanayisi vardır. İzmit’te ise kağıt, petro-kimya ve İpraş Rafinerisi vardır.
NÜFUS VE YERLEŞME:
2000 Sayımına göre bölgenin nüfusu 17.3 Milyondur .Nüfus yoğunluğu Km2’ye 258 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının çok üstündedir (Türkiye ortalaması 83 kişidir.) Kentsel nüfusu en fazla olan bölgemizdir. Halkın % 79’u kentlerde yaşar. Nüfusu çok fazla olduğu için diğer bölgelerden ürün alır. Nüfus Çatalca-Kocaeli yarımadasına yoğunlaşmıştır. İstanbul en kalabalık ilidir. İzmit, Adapazarı ve Bursa diğer büyük illeridir. Nüfus artış hızı %o 27’dir (Türkiye %o 18.34). Nüfus ve nüfus yoğunluğunda 1. sıradadır.
TURİZM:
Turizm geliri en fazla olan bölgemizdir. Bölgede başta İstanbul, Bursa ve Edirne olmak üzere Osmanlı eserleri çoktur. Bursa’da kaplıcalar bulunmaktadır. Balıkesir’de Kuş Cenneti bulunmaktadır. Bursa-Uludağ önemli bir kış turizm merkezimizdir. Bölgede bulunan adalar ve kıyılar turist çeken diğer yerlerdir. İstanbul bütün yıl fuar ve kongreler sayesinde önemli sayıda turist çekmektedir.
TARİHİ ÖNEMİ:
Bilecik, Bursa, Edirne ve İstanbul illerinin Osmanlı Tarihinde önemli yerleri vardır. Bu kentler bu devletin başkentliğini yapmıştır. Çanakkale’de 1915te Çanakkale Savaşına sahne olmuş bir kentimizdir.
BÖLGE HAKKINDA NOTLAR:
Ø Yüzölçümüne göre 6. Sıradadır.
Ø Ortalama yükseltisi en az bölgedir.
Ø Nüfus ve nüfus yoğunluğu en fazla olan bölgedir.
Ø En fazla iç göç alan bölgedir.
Ø Sanayisi en gelişmiş ve sanayi nüfusu en fazla bölgedir.
Ø İşçi nüfusu en fazla bölgedir.
Ø Alanına oranla ekili-dikili alanı en fazla bölgedir.
Ø İki kıtada toprağı olup iki çok önemli boğaza sahiptir.
Ø Orman bakımından %19 ile 3. Sıradadır.
Ø Yünlü ve ipekli dokumada ilk sırada yer alan bölgedir.
Ø Boğazlar ria kıyı tipidir.
Ø İstanbul en büyük ithalat limanımızdır.
Ø En çok vergi veren bölgemizdir.
Ø Bor üretiminde Türkiye’de ve Dünyada ilk sıradadır.
Ø Alanına oranla tarım arazisi en fazla bölgedir.
Ø Ekonomimize katkısı daha çok sanayi alanındadır.
Ø Hizmet sektörünün en fazla olduğu bölgedir.
Ø Çayır ve otlakları en az bölgedir. (Alanının 1/10’undan az)
Ø Ürün vermeyen toprakları en az bölgedir.
Ø Enerji üretimi en az ama tüketimi en fazla bölgedir.
Ø Turizm gelirleri en fazla olan bölgedir.
Ø Şeftali, Ayçiçeği, Pirinç ve Kestane üretiminde ilk sıradadır.
Ø Madenler bakımından en zengin ili Balıkesir’dir.
Ø Kağıt sanayisinin en fazla olduğu bölgedir.
Ø Ortalama sıcaklık 14-16 derece, yağış 600-900 mm’dir.
Ø En fazla yağışı kışın, en azı yazın alır. Yazın Karadeniz ikliminin etkisiyle yağış alır.
Ø Okur yazar oranı en fazla bölgedir.
Ø Ekonomimize katkısı sanayi ve ticaret alanındadır.
Ø Şehirleri: Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Yalova, Kocaeli, Adapazarı, Bursa, Çanakkale, Balıkesir ve Bilecik’tir.
Alıntıdır |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |

3/2/2008 - COĞRAFİ BÖLGELERİMİZ-KARADENİZ BÖLGESİ |

KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:
Yurdumuzun kuzeyinde, Sakarya’nın doğusundan Gürcistan’a kadar Karadeniz’e paralel olarak bir şerit gibi uzanır.
Gürcistan, D. Anadolu, İç Anadolu ve Marmara Bölgeleriyle ve adını aldığı deniz ile komşudur.
ALANI VE NÜFUSU:
Gerçek alanı olan 143.537 Km2 ile Türkiye topraklarının %18’ini kaplar. Alan bakımından 3. Büyüklükteki bölgemizdir. Bölge Doğu-Batı doğrultusunda 1400 Km, Kuzey-Güney doğrultusunda 100-200 Km ile bir şeride benzer.
Nüfusu 2000 sayımına göre 8.4 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 59 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Batı Karadeniz
2.Orta Karadeniz
3.Doğu Karadeniz
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Kıyıları:
Dağlar kıyıya paralel olarak uzandığı için kıyılar az girintili-çıkıntılıdır. Bu kıyı tipine Boyuna Kıyı Tipi denir.
Tek doğal limanı Sinop’tur. Arkasındaki dağların ulaşımı zorlaştırması nedeniyle fazla gelişmemiştir. Buna rağmen Trabzon, Samsun gibi limanlar yapay olmasına rağmen ulaşımları sayesinde gelişmişlerdir.
Bu kıyı tipinde bir kıyı aşındırma şekli olan Falez (Yalıyar) çok görülür.
Dağları:
Batı K.: Küre (İsfendiyar) Dağları, Bolu Dağları, Ilgaz Dağları, Köroğlu Dağları
Orta K.: Canik Dağları
Doğu K.: D.Karadeniz (Rize) Dağları ( Zirvesi: Kaçkar D.3932), Giresun Dağları,
Çimen, Kop, Mescit, Akdağ ve Yalnızçam Dağları
D. Karadeniz’de Zigana ve Kop geçitleri vardır.
Akarsuları:
Bartın Çayı (Ulaşım yapılabilir.), Yenice (Filyos) Çayı
Kızılırmak (Türk.’nin en uzun ırmağı), Yeşilırmak ve Çoruh (Gürcistan’dan dökülür.)
Ovaları:
Kastamonu, Bolu ve Düzce Ovaları. Bafra ve Çarşamba Delta Ovaları
Gölleri:
Sera ve Tortum gölleri (Heyelan Gölleri), Abant ve Yedigöller. Baraj Gölleri: Almus, Suat Uğurlu, Hasan Uğurlu (Yeşilırmak), Hirfanlı ve Altınkaya (Kızılırmak), Sarıyar (Sakarya)
İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Bölgenin kıyı kesiminde Karadeniz İklimi görülür. İklim bu alanlarda her mevsim yağışlı ve ılımandır. En fazla yağışı sonbaharda, en azını yazın alır. Bitki örtüsü Ormandır. Bölge orman bakımından ilk sırada gelir. Yağışlı ve ılık olduğu için yangın çok azdır. En fazla yağış alan bölgemizdir. Rize’de en fazla alan şehirdir.
İç kesimlerde iklim karasallaşır. Dağların bu güney yamaçlarında yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve kar yağışlı bir iklim görülür. En fazla yağışı ilkbaharda, en azını yazın alır. Bitki örtüsü ise buralarda Bozkırdır.
Yağışın bol olması sayesinde orman ve akarsuların debileri (su miktarları) fazladır. Yağışın yeterli olması sayesinde nadasa bırakmanın en az olduğu bölgemizdir. Bölge kuzeye yakın olduğu için güneşten yararlanma süresi azdır, gölge boyu uzundur, gece-gündüz süresi arasında fark en fazladır. Kimyasal çözülmenin de en fazla olduğu bölgemizdir.
TARIM VE HAYVANCILIK:
Fındık: Ordu ve Giresun çevresinde. Türkiye’de ve Dünyada 1.Sıradadır.
Çay: Rize kıyılarında. Bol yağış ve yıkanmış toprak ister. Türkiye’de 1.Sıradadır.
Tütün: Orta Karadeniz ve Bolu-Düzce ovası. Yağışı sevmez. Türkiye’de 2.Sıradadır.
Mısır: Bölgenin yağışlı kıyılarında. Bölgede tüketilir. Türkiye’de 1.Sıradadır.
Şekerpancarı: Orta Karadeniz’de, Soya Fasulyesi ve Keten-Kenevir: Kastamonu, Sinop, Zonguldak ve Ordu’da. Tahıl: Karasal iklimin görüldüğü iç kesimlerde. Sebze ve Meyve: Sulamanın yapılabildiği kıyı ve iç ovalarda. Zeytin ve Turunçgiller: D. Karadeniz’de az bir alanda yetiştirilir.
Kıyı kesiminde yağışlı ve gür otlaklara sahip alanlarda büyükbaş hayvan, iç kesimdeki düzlüklerde ise küçükbaş hayvan yetiştirilir. Arıcılık ve balıkçılıkta diğer hayvancılık faaliyetleridir.
YER ALTI ZENGİNLİKLERİ:
Taşkömürü: Zonguldak , Bartın ve Kastamonu’da. Türkiye’de tek.
Bakır: Murgul (Artvin), Küre (Kastamonu), Çayeli (Rize). Türkiye’de 1.Sıradadır.
Linyit: Bolu, Çankırı, Amasya, Samsun, Ankara’da. Demir: Ordu’da.
Manganez: Trabzon, Artvin, Amasya ve Kastamonu’da çıkarılır.
ENDÜSTRİ:
Demir-Çelik Sanayisi: Karabük ve Ereğli’de. Bakır Tesisleri: Samsun’da.
Şeker Sanayisi: Turhal, Amasya, Suluova, Çorum, Kastamonu ve Çorum’da.
Tütün Sanayisi: Samsun ve Tokat’ta. Kağıt Sanayisi: Batı Karadeniz’de.
Çay Sanayisi: Rize ve çevresi. Fındık Sanayisi: Ordu ve çevresi.
Gıda ve Dokuma Sanayisi: Büyük kentlerin yakınlarında Kurulmuştur.
NÜFUS VE YERLEŞME:
2000 Sayımına göre bölgenin nüfusu 8.4 Milyondur. .Nüfus yoğunluğu Km2’ye 59 kişidir. Nüfus yoğunluğu bakımından Doğu Anadolu’dan sonra en az 2. yoğunluktaki bölgedir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. Çünkü bölgenin geçim kaynakları kısıtlı olduğu için çok göç verir. Nüfus kıyı bölümüne, iç ovalara ve Batı Karadeniz’deki maden ve sanayi alanlarına toplanmıştır.
Nüfus Artış Hızı %o 4’tür (Türkiye %o18.34) Yeryüzü şekilleri nedeniyle Dağınık Kır Yerleşmesi çok görülür. Ev yapımında ağaç sık kullanılır. Nüfusun %51’i kırsal kesimde yaşar (Türkiye’de % 35) , Halkı genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşır.
TURİZM:
Bolu’da Abant Gölü ve Yedigöller. Kastamonu’da Safranbolu Evleri. Bolu-Kartalkaya ve Ilgaz Dağlarında Kayak Turizmi. Samsun ve Tokat’ta Kaplıcalar. Trabzon-Maçka’da Sümela Manastırı.
Plajlar ve Karadeniz Yaylalar.
TARİHİ ÖNEMİ:
Samsun M. Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Anadolu’ya ayak bastığı yerdir. Havza, Tokat ve Amasya Milli Mücadeledeki diğer önemli kentlerdir.
Kastamonu’da M. Kemal’in şapka takarak. Kılık Kıyafet İnkılabını başlattığı şehirdir.
BÖLGE HAKKINDA NOTLAR:
Ø Alan bakımından %18 ile 3. Büyük bölgemizdir.
Ø Kırsal nüfusun en fazla olduğu bölgemizdir.
Ø Ormanlarımızın %27’sine sahip olarak 1.Sıradadır.
Ø En fazla yağış alan bölgedir.
Ø Nadasa bırakmanın en az olduğu bölgedir.
Ø Temel geçim kaynağı tarımdır.
Ø En çok göç veren bölgedir.
Ø Güneşten yararlanma oranı en az bölgedir.
Ø Gölge uzunluğu en fazla bölgedir.
Ø Gece-Gündüz süresi arasındaki farkın en fazla olduğu bölgedir.
Ø Kimyasal çözülmenin en fazla olduğu bölgedir.
Ø En fazla heyelan olan bölgedir.
Ø En fazla falez (yalıyar) olan bölgedir.
Ø Çay, Fındık, Mısır, Keten-Kenevir, Soya Fasulyesi üretiminde 1. Sıradadır.
Ø Taşkömürünün tamamı ve Bakırın yarısı bu bölgeden sağlanır.
Ø Kereste en çok Sinop, Kastamonu ve Bolu’da üretilir.
Ø Boyuna kıyı tipi görülür.
Ø Sıcaklık ortalaması 14-15 derece, yağış ortalama 1000 mm’dir.
Ø Çatalağzı Termik Santrali bu bölgededir.
Ø Kızılırmak Türkiye’nin en uzun ırmağıdır.
Ø Batın Çayının kısa bir bölümünde akarsu ulaşımı yapılabilmektedir.
Ø Yeryüzü şekilleri nedeniyle İnsan ve hayvan gücüyle tarım yaygındır.
Alıntıdır |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |

1/2/2008 - COĞRAFİ BÖLGE-BÖLÜM-YÖRE |
Geniş anlamı ile bölge, sınırları belli bir alan demektir. Bu geniş anlamı ile bölge sözcüğü, çok değişik nitelikteki alanları belirtmek için kullanılır. Tarım bölgesi, serbest bölge, işletme bölgesi, seçim bölgesi gibi ifadeler, bölge sözcüğünün geniş anlamda kullanımına birer örnektir. Bunlar yönetim amacıyla veya hizmet kolaylığı sağlamak için ayrılmış alan birimleridir. Bu tür bölgelerin sınırları genellikle idarî birim sınırlarına uygun olarak çizilir.
Coğrafî bölge: Bunlar hem tabiat şartları hem de beşerî ve ekonomik Özellikleri ile benzerlik gösteren alanlardır. Çünkü yeryüzünün herhangi bir kesiminin coğrafi görünümü, yalnız yüzey şekilleri, iklim, bitki örtüsü gibi tabiat şartlarına bağlı değildir. Bu görünümü aynı zamanda beşerî ve ekonomik özellikler de belirler. Hatta yeryüzünün bazı bölgelerinde coğrafî görünümün belirlenmesinde beşerî ve ekonomik faaliyetler daha etkili olmuştur. Bu etki orada yaşayan toplumun uygarlık düzeyi ne kadar yüksekse o kadar fazladır. Demek ki coğrafi bölge, tabiî, beşeri ve ekonomik özellikleriyle diğer yerlerden ayrılan ve kendi içinde benzerlik gösteren alandır. Meselâ İç Anadolu, tabiat şartlan bakımından olduğu gibi beşerî ve ekonomik özellikleriyle de (nüfusun seyrekliği, Önemli yerleşmelerin daha yağışlı kenar kesimlerde toplanmış olması, tahıl tarımının ve küçükbaş hayvancılığın kırsal ekonomide başlıca rolü oynaması gibi) komşu bölgelerden ayrılır.
Coğrafî bölgelerin boyutları, incelenen alana göre değişir. Meselâ, Dünya üzerinde ayrılan kutup bölgesi, tropikal bölge, kurak bölge, muson bölgesi gibi büyük coğrafi bölgeler milyonlarca kilometre karelik alanlar kaplar. Topraklan geniş olan ülkelerdeki coğrafi bölgelerin alanı da büyüktür. Bu kadar geniş alanların her bir kesiminde tabiî, beşerî ve ekonomik özellikler ve coğrafî görünüm tamamen aynı olamaz; bazı farklılıklar görülür. Meselâ İç Anadolu Bölgesi'nin güney kesimi, Türkiye'nin az yağış alan yerlerindendir. Bu durum, bu kesimde nüfus dağılışını, yerleşmeyi, toprak tiplerini, bitki örtüsünü ve ekonomik faaliyetlerin türünü belirlemekte başlıca etken olmuştur. Bunun gibi Karadeniz Bölgesi'nin doğusu, bol yağışları, sık ve nemli ormanları, yoğun kırsal nüfusu ve başlıca toprak ürünleri (çay, fındık) ile aynı bölgenin diğer kesimlerinden belirgin şekilde ayrılır. Bir bölge içinde bazı özellikleriyle ayrılan bu gibi daha küçük alanlara, o bölgenin bölümleri denir.
Bölümlerin sınırları içinde de birbirinden farklı daha küçük alanlar bulunabilir. Bunlara da yöre denir. Meselâ İstanbul ve yakın çevresi, Marmara Bölgesi'nin Çatalca-Kocaeli Bölümü'nün sınırları içinde yer alan farklı bir yöre oluşturur. Çünkü burası yoğun nüfusu, şehirleşme, sanayi ve ticaretin başlıca ekonomik faaliyet olması gibi özellikleriyle bölümün diğer kesimlerinden belirgin şekilde ayrılır.
COĞRAFÎ BÖLGELERİ OLUŞTURAN FAKTÖRLER
Coğrafî bölgelerin oluşumunda etkili olan faktörler; tabiat şartları, beşerî ve ekonomik özelliklerdir. Bölge sınırlarının belirlenmesinde bu faktörler esas alınır.
1. Tabiî faktörler: Bu grupta yer alan faktörlerin başlıcaları; konum, yüzey şekilleri, iklim ve bitki örtüsüdür. Bunlardan konumun, özellikle denize göre konumun çok çeşitli etkileri vardır. Kıyıda yer alan yerlerin diğer bölge ve ülkelerle ilişkileri daha kolay ve daha fazladır. Bu durum ticaret ve sanayi etkinliklerini teşvik eder. Ayrıca, denizel etkiler sayesinde iklim daha sıcak ve yağışlıdır. Yine bu iklim sayesinde bitki örtüsü daha gür, toprak daha verimli, ürünler daha çeşitlidir. Bu elverişli şartlara bağlı olarak genellikle nüfus da sıktır. Buna karşılık denizden uzak iç kısımlarda iklim karasaldır. Yağış daha az, bitki örtüsü daha zayıftır. Bu şartlar, iç kısımlarda beşerî ve ekonomik özelliklerin farklı olmasına yol açar.
Coğrafî bölgelerin özelliklerini doğrudan ve dolaylı olarak belirleyen başlıca faktörlerden biri de yeryüzü şekilleridir. Meselâ, Karadeniz boyunca uzanan Kuzey Anadolu Dağları ile Akdeniz kıyılarımız boyunca uzanan Toroslar, ülkemizin bu kesimlerinin çok engebeli bir alan olarak belirmesine neden olur. Buna karşılık İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da plato ve ovalar geniş yer kaplar. Doğu Anadolu; yüksek dağları, çoğu yerde lâv örtülerinden oluşan platoları ve 2000 metre ortalama yükseltisiyle ülkemizin diğer yerlerinden ayrılır. Ege Bölgesi'nde ise kıyıya dik uzanan orta yükseklikteki dağlar ve bunlar arasında denize açılan geniş çöküntü ovaları bulunur. Yüzey şekilleri aynı zamanda dolaylı olarak iklim, bitki örtüsü, ulaşım, tarım alanları ve yerleşmeyi etkileyerek bölgesel özelliğin oluşmasını sağlar.
İklim ve ona bağlı olarak bitki örtüsü, bölgelerin görünümünü belirleyen önemli tabiî faktörlerdendir. Yurdumuzun kıyı kesimleri yeterince, hatta bazı kesimleri çok yağış alır. Buraları doğal orman alanlarıdır. Oysa iç kesimler yarı kuraktır. Buralarda orman daha az ve daha seyrektir; bozkırlar geniş yer kaplar. Yağışın çok az olduğu alanlarda tuzlu topraklar bulunur. Bütün bunlar nüfus dağılışı, yerleşme ve ekonomik yapı gibi özellikleri de etkiler. Kıyılarda toprak ürünleri daha çeşitlidir. Soğuk ve uzun kışlar iç kısımlarda ürün çeşidini azaltır.
2. Beşerî faktörler: Bu grupta yer alan ve bölgelerin oluşmasında etkili olan faktörler nüfus ve yerleşme özellikleridir. Bu özellikler açısından yurdumuzun çeşitli kesimleri arasında büyük farklar vardır. Yıldız Dağları bölümü ve Taşeli yöresi gibi bazı kesimler dışında, kıyı bölgelerinde nüfus yoğunluğu iç kesimlere oranla daha yüksektir. Nüfusumuzun hemen hemen yarısı, iç kesimlerden daha az yer tutan kıyı kesimlerinde toplanmıştır. Yerleşme düzeni bakımından da bölgeler arasında büyük farklar görülür. Meselâ, Karadeniz Bölgesi'nde kentleşme oranı düşüktür. Özellikle bölgenin doğusunda dağınık kırsal yerleşmeler yaygındır. Oysa Marmara kıyılarında şehirleşme oranı çok yüksek, kırsal yerleşmeler topludur. Toplam nüfusumuzun yaklaşık 1/6 kadarı bu bölgemizdeki İstanbul'da toplanmıştır. İç bölgeler genellikle daha az nüfuslanmıştır. Bunların bazı yöreleri Türkiye'nin çok tenha köşelerini oluşturur. Kentleşme oranı düşüktür. Nüfusun büyük kısmı kırsal yerleşmelerde yaşar. Bazı bölümlerde kom ve mezra adı verilen küçük kırsal yerleşmeler ayrı bir özellik olarak görülür.
3. Ekonomik faktörler: Hâkim ekonomik etkinliklerin de yurdumuzdaki coğrafî bölgelerin özelliklerini belirlemekte önemli payı vardır. Meselâ İç Anadolu Bölgesi'nin kırsal kesimlerinde, tahıl üretimi ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği önemli ekonomik faaliyetlerdir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da hayvancılık ve hayvan ürünleri, kırsal nüfusun başlıca gelir kaynağıdır. Akdeniz ve Ege kıyılarının tarımsal özelliğini endüstriyel ve ticarî değeri yüksek olan bitkilerin üretimi oluşturur. Doğu Karadeniz kıyılarında çay, fındık ve mısır tarımsal üretimin temelidir. Bölgeler arasındaki bu ayrılıklar sanayi, ticaret ve turizm gibi diğer ekonomik etkinlikler dikkate alınırsa daha çok belirginleşir. Meselâ, Marmara Bölgesi'nde bu tür etkinlikler tarımdan daha önemlidir.
Tabiî faktörlerin bölgelerin ayrımındaki etkisi kalıcıdır. Bunlara göre belirlenen sınırlar değişmez. Oysa beşerî ve ekonomik faktörler zamanla değişir. Buna bağlı olarak da bir bölgenin, bölümün veya yörenin beşerî ve ekonomik özelliği ile buna göre belirlenmiş sınırları değişebilir. Meselâ, 19. yüzyıl sonlarında göçebe aşiretlerin kışlağı olan Adana ve Ceyhan ovaları, günümüzde Türkiye'nin en önemli tarım ve sanayi yörelerinden biri hâline gelmiştir. Bunun gibi eskiden sadece bir tarım alanı olan Ergene havzasında önemli sanayi yöreleri doğmuştur. Çatalca-Kocaeli Bölümü'nün Marmara kıyıları da Tekirdağ'dan Adapazarı'na kadar uzanan kesintisiz bir şehirleşme ve sanayi yöresi hâline dönüşmüştür.
Yurdumuzun farklı bölgesel özelliklere sahip olduğu eskiden beri biliniyordu. Fakat ayrılan bölgelerin sayıları, alanları, sınırları ve adları yazarlara göre değişiyor ve bu durum özellikle öğretimde kargaşaya yol açıyordu. Bu karışıklığa son vermek için konu, Türk Coğrafya Kurumunun 1941 yılında toplanan birinci kongresinde ele alındı. O dönemin tanınmış coğrafyacıları, bölgelerin özelliğini belirleyen bütün faktörleri dikkate alarak bir rapor hazırladılar. Bu rapor uzun uzun tartışılarak sonuçta yurdumuzun yedi coğrafî bölgeye ayrılması kararlaştırıldı. Bu bölgelere de konumlarına göre Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri adı verildi. Bölge haritasına dikkat edilirse coğrafî bölgelerimizin ayırımında daha çok denize göre konum, yüzey şekilleri ve iklim gibi tabiî şartlara dayanıldığı sonucuna varılır. Bu şartların bitki topluluklarını, ulaşımı, yerleşmeleri ve ekonomik özellikleri doğrudan veya dolaylı olarak etkilediği düşünülürse bölge ayırımında uygulanan bu yöntemin uygun olduğu anlaşılır. Nitekim bu ilişkiler nedeniyle Türkiye'nin yüzey şekilleri ve iklim bakımından farklı bölgelerini gösteren haritalar ile bölge haritası arasında ana çizgileriyle büyük benzerlik vardır.

Alan bakımından bölgelerimizin en büyüğü Doğu Anadolu, en küçüğü Güneydoğu Anadolu'dur. En kalabalık bölgemiz ise Marmara Bölgesi'dir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu, nüfusu az olan iki bölgemizdir. Demek ki nüfusumuzun dağılışı, bölgelerin yüz ölçümleriyle orantılı değildir.
Geniş alan kaplayan bölgelerimizin her yeri aynı özellikte değildir. Tabiî ve ekonomik bakımdan bazı farklar görülür. İşte bu farklılaşmalara dayanılarak bölgelerimiz 21 bölüme ayrılmıştır.
Türk Coğrafya Kurumunun 1941 yılında belirlediği bölge, bölüm sınırlarına o tarihten beri uyulmaktadır. Bununla beraber, bazı sınırların tartışmalı olduğu veya zamanla değişebileceği unutulmamalıdır. Ayrıca bölge, bölüm sınırlarını birer çizgi olarak düşünmemek gerekir. Aslında bu sınırlar birer geçiş alanıdır.
Coğrafi bölgelerimizin belirlenmesinde dikkate alınan başlıca özellikler şunlardır:
1- Karadeniz Bölgesi:
Kuzey Anadolu Dağlarının kıyıya paralel uzanması,
Enlemin de etkisiyle nemli Karadeniz ikliminin oluşması,
Gür ormanların bulunması,
Kıyı boyunca nüfus ve yerleşmenin yoğun olması,
2- Marmara Bölgesi:
Yüksekliği az olan ova ve platoların geniş yer kaplaması,
Karadeniz iklimi ile Akdeniz iklimi arasında bir geçiş iklimi özelliği göstermesi,
Türkiye'nin ve bölgenin en gelişmiş kenti olan İstanbul'un bu bölgede yer alması,
Sanayi, ticaret ve ulaşımın çok gelişmiş olması,
3- Ege Bölgesi :
Dağların kıyıya dik olarak uzanması ve aralarında çöküntü ovalarının yer alması,
Deniz etkisinin iç kesimlere kadar sokulabilmesi,
Kıyıların çok girintili çıkıntılı olması,
Büyük bir liman şehrimiz olan İzmir’in burada yer alması,
Nüfusun kıyı kesiminde yoğun olması,
4- Akdeniz Bölgesi:
Batı ve Orta Toros dağlarının kıyıya paralel uzanması,
Dağların, kıyının hemen gerisinde yükselmesi nedeniyle kıyı ovalarının genellikle dar olması,
Tipik Akdeniz ikliminin etkili olması,
Nüfusun, özellikle tarım, sanayi ve ticaretin geliştiği yörelerde toplanması,
5- Güneydoğu Anadolu Bölgesi:
Güneydoğu Torosların güneyinde, ova ve platoların geniş yer kaplaması,
Orta kesiminde Karacadağ volkanik dağının; doğu kesiminde ise Mardin Eşigi'nin yer alması,
Buharlaşmanın çok fazla olması. Yaz mevsiminin çok sıcak ve kurak geçmesi,
Özellikle batı kesiminde Akdeniz iklimi etkilerinin görülmesi,
Türkiye'nin petrol üretim bölgesi olması,
6- Doğu Anadolu Bölgesi:
Ortalama yüksekliğinin fazla olması.
Birbirine paralel sıradağlar ile volkanik dağların bulunması. Bu dağlar arasında yüksek ova ve platoların yer alması.
Yükseklik ve denizden uzaklığa bağlı olarak karasal iklimin etkili olması,
Nüfusun az ve yerleşmenin seyrek olması,
Hayvancılığın en önemli ekonomik faaliyet olması.
7- İç Anadolu Bölgesi:
Etrafı yüksek dağlarla çevrili ova ve platoların geniş yer kaplaması,
Bölgede genellikle karasal iklimin etkili olması,
Başkent Ankara'nın burada yer alması,
Buğday tarımının ön planda olması.
KAYNAK
http://www.e-cografya.com/
SINIF ARKADAŞIM MEHMET ZOR HOCAMA TEŞEKKÜR EDİYORUM.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |


|
SİTE İÇİ ARAMA MOTORU
GÜNLÜK SAYAÇ
|