ASİT YAĞMURLARI

Çek Cumhuriyetinden Jizera dağlarından asit yağmurunun etkisi WİKİPEDİA ORG
Asit yaÄŸmuru nedir?
Asit yaÄŸmuru esas olarak sanayi tesislerinden, konutların ısıtılmasından ve otomobillerden kaynaklanan ;sülfür ve azot oksitleri içeren su buharı emisyonlarının yol açtığı asit çökelmesidir. Endüstriyel faaliyetler, konutlarda ısınma amaçlı olarak kullanılan fosil kökenli yakıtlar, motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları ve fosil yakıtlara dayalı olarak enerji üreten termik santraller faaliyetleri sonucu havayı kirletmekte, kükürtdioksit, azotoksit, partikül madde ve hidrokarbon yaymaktadır. 2 ile 7 gün arasında havada asılı kalabilen bu kirleticiler atmosferde çeÅŸitli kimyasal reaksiyonlara uÄŸrayarak zamanla çok uzaklara taşınabilmektedir. Bu kirleticiler, atmosferdeki su partikülleri ve diÄŸer biliÅŸenlerle tepkimeye girerek sülfüroz asit (HSO), sülfürik asit (H2SO4) ve nitrik asit (HNO3) oluÅŸumuna neden olmaktadır. Hiçbir yabancı maddeyle kirletilmemiÅŸ bir atmosferde bile yaÄŸmursuyu hafif asidik karakterdir ve pH derecesi 5.6 civarındadır. ÇeÅŸitli yanma olayları sonucu havaya karışan SO2, SO3, NOx gibi gazlar atmosferde asit oluÅŸumuna neden olmakta ve bunların yeryüzüne ulaÅŸması ile asit yaÄŸmurları oluÅŸturmaktadır. Bunların yeryüzüne dönüşleri kuru ve yaÅŸ asit depolanması sonucu oluÅŸur. Hava kirleticilerinin en yaygın olanı SO2’dir. Her yıl tonlarca SO2 çeÅŸitli kaynaklardan yayılarak atmosfere karışmaktadır. Bu emisyonların en önemli bölümü elektrik üretmek amacıyla çok büyük miktarlarda katı ve sıvı yakıtlar yakan termik santrallerden oluÅŸmaktadır. NOx’in atmosferdeki bulunuÅŸu yaklaşık olarak yarı yarıya taşıt egzozu ve sabit yakma tesislerinden kaynaklanmaktadır. Bu gazlar atmosferde gaz çevrimine girerek nitrik asit (HNO3) oluÅŸumu ile sonuçlanan zincirleme reaksiyonları tamamlayarak asit yağışların oluÅŸmasını etkilemektedir.
Asit YaÄŸmurunun OluÅŸumu
Havayı kirletmekte olan, kükürtdioksit, azotoksit, partikül madde ve hidrokarbon yaymaktadır, bu kirleticiler atmosferde çeÅŸitli kimyasal reaksiyonlara uÄŸrayarak zamanla çok uzaklara taşınabilmektedir. Bu kirleticiler, atmosferdeki su partikülleri ve diÄŸer biliÅŸenlerle tepkimeye girerek sülfüroz asit (HSO), sülfürik asit (H2SO4) ve nitrik asit (HNO3) oluÅŸumuna neden olmaktadır. Hiçbir yabancı maddeyle kirletilmemiÅŸ bir atmosferde bile yaÄŸmursuyu hafif asidik karakterdir ve pH derecesi 5.6 civarındadır. Bundan dolayı yaÄŸmursuyunun pH derecesi çok kolay 5.6 nın üstüne çıkabilir. Böylece asit yamurları oluÅŸur. Ayrıca Hava kirliliÄŸine CO’nun %52, SO2’nin %18, Hidrokarbonların %12 ,NO2’nin %6 ve diÄŸer parçacıkların %12 oranında katkıları vardır.
Asit Yağmurlarının İnsanlara Etkisi
Yaş ve kuru çökelme sonucunda atmosferden yeryüzüne geçen sülfat, nitrat gibi anyonlarla toksik metallerin, kırsal bölgelerde toprağın ve göllerin asitleşmesine neden olan ve kentlerde ise insan sağlığını doğrudan etkileyebilecek düzeylere erişmelerinin yanında, toprağa çökelmeleri sonucunda da insanların özellikle çocukların sağlığını dolaylı olarak etkilediği bugün artık bilinmektedir. Özellikle çoçuklarda olmak üzere solunum yolu enfeksiyonu olmak üzere çesitli iltihaplanmalar ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi sağlık sorunlarına sebep olmaktadır.Hava kirliliği olmayan yerlerle karşılaştırıldığında, hava kirliliği olan bir yerde iki kat daha fazla insan kronik bronşitten şikayet etmektedir.
Asit yaÄŸmurunun doÄŸaya etkileri
Hava kirliliÄŸinin sonucu olan azot oksitler özellikle bitki örtüsüne zarar veriyor (asit yaÄŸmuru). Hava kirliliÄŸi, baÅŸka etmenlerin yanı sıra ormanların ölmesine de neden oluyor. 1989’a deÄŸin Almanya’daki ormanların yüzde 52’sinin hasta olduÄŸu belirlenmiÅŸti. İsveç’te ise asit yaÄŸmuru nedeniyle 18 bin göl zarar görmüştür, 4 bin göl ise artık ölü sayılmaktadır. Güney Kutbu üzerindeki ozon katmanı 1970’lerin ortasından bu yana her yıl biraz daha inceliyor. Bu katmanın baÅŸka yerlerde de inceldiÄŸi, örneÄŸin 1969-86 arasında Almanya üzerindeki bölümünün yüzde 3 oranında azaldığı belirlenmiÅŸtir. Bugünkü bilgilerimize göre ozon katmanındaki bu azalmaya kloroflüorokarbon gazları yol açıyor. Birçok ülkenin gündeminde bu koruyucu katmanı kurtarmak için alınacak önlemler tartışılmaktadır. Yeni Zelanda’da ozon katmanının yüzde 7’sinin ortadan kalkması sonucu morötesi ışınlarda yüzde 14 oranında bir artış olacağı, bunun da deri kanseri hastalıklarını yüzde 28 oranında artıracağı hesaplanmıştır. Morötesi ışınların artması ayrıca biyolojik etkinlikte de azalmaya, dolayısıyla yiyecek maddesi üretiminde önemli düşüşlere yol açmaktadır. Ozon katmanındaki deliÄŸe koÅŸut olarak sera etkisi dene bir olay daha yaÅŸanıyor. Bu, atmosferin giderek daha çok ısınması anlamına geliyor. Sera etkisine yol açan nedenler arasında karbon dioksit, su buharı, metan (yüzde 15’i sığırlar tarafından üretilmektedir), kloroflüorokarbon ve ozon gibi ısı tutucu gazların atmosferde gittikçe çoÄŸalması gösterilmektedir. Yalnızca atmosferde bulunan karbon dioksitin iki katına çıkması durumunda, yıllık sıcaklığın ortalama 3 derece artacağı düşünülüyor. Böyle bir deÄŸiÅŸimin tarıma, dolayısıyla da yiyecek maddesi üretimine yapacağı etkinin felaket düzeyinde olacağı açıktır. Bu durum, bugünkü tarım alanlarının daha kuzeye kaymasına da yol açabilir. Ama bu bölgelerde toprak o kadar verimli deÄŸildir, ayrıca güneydeki verimli topraklarda susuzluk nedeniyle çöle dönüşebilir.
Asit Yağmurlarının İncelenmesi
Ülkemizde asit yaÄŸmurlarını AraÅŸtırma Åžube Müdürlüğü tarafından araÅŸtırılmaktadır. AraÅŸtırma Åžube Müdürlüğü bünyesinde Hava KirliliÄŸi ve Asit YaÄŸmurları AraÅŸtırma Grubu olarak ODTÜ ile de ortaklaÅŸa yürütülen çalışmalar çerçevesinde, özellikle asit yaÄŸmurları ve sınır ötesi kirlilik taşınımının belirlenmesine yönelik olarak çalışmalar yapılmaktadır. Bu amaçla 13 Nisan 1999 Çamkoru’da yaÄŸmur suyu toplamak üzere toplama sistemi kurulmuÅŸtur. Özellikle sınırlar ötesi kirliliÄŸin iyi tespit edilmesi amacıyla çevresel ve kentsel kirlilikten etkilenmemesi için kentten uzak bir bölge olan Çamkoru bölgesi seçilmiÅŸtir. Ayrıca yer seçimi yapılırken asit yaÄŸmurlarının ülke ormanlarına verdiÄŸi zarar dikkate alınmıştır. Genel atmosferik sirkülasyonun yanısıra kentsel hava kirliliÄŸinin etkilerinin de gözlenmesi amacıyla, benzer bir yaÄŸmur toplama düzeneÄŸi 19 Nisan 1999’da Ankara Bölge Meteoroloji Müdürlüğünde kurulmuÅŸtur. İstasyonlardan toplanan örnekler sonucu elde edilen veriler kullanılarak yapılan genel kirlilik belirleme çalışmaları sürmektedir. Çamkoru ve Ankara Bölgedeki yaÄŸmurtoplama sistemlerinden alınan yaÄŸmur örnekleri içindeki eser miktarlardaki katyon ve anyonlar belirlenerek yaÄŸmur suyundaki kirlilik izlenmektedir. Elde edilen yaÄŸmur suyu örneklerindeki çinko, demir, kadmiyum, kalsiyum, klor, krom, kurÅŸun, magnezyum,mangan, nikel, nitrat, potasyum, sodyum, sülfat, vanadyum maddeleri konsantrasyonları OTDÜ ile ortak proje çerçevesinde ODTÜ Çevre MühendisliÄŸi laboratuarlarında ve de AraÅŸtırma Åžube Müdürlüğü bünyesindeki laboratuarda yapılmaktadır.Her iki istasyonda kurulu olan yaÄŸmur toplama sistemi toplam kirlilik birikimini ölçmeye yönelik olarak hazırlanmış sistemlerdir. Bundan sonraki çalışmalarda alımı kararlaÅŸtırılan otomatik yaÄŸmur toplama sistemlerinin kullanılması düşünülmektedir.Alınacak otomatik yaÄŸmur toplama sistemi sayesinde kuru ve ıslak birikim ayrı ayrı kontrol edilebilecektir. Bu sayede yaÄŸmur suyundan gelen kirlilik ve havadaki serbest halde dolaÅŸan toz zerrelerinin neden olduÄŸu kirlilik miktarı belirlenebilecektir.
|